ABD Başkanı Donald Trump, yaklaşık dört aydır küresel enerji piyasalarında belirsizliğe yol açan İran krizinin sona erdiğini duyurdu. Trump, İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden geçişlere açılacağını bildirdi. Bu gelişme kapsamında ABD tarafından uygulanan deniz ablukasının kaldırılması kararlaştırıldı.
Trump'tan Truth Social Üzerinden Tarihi Duyuru
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social platformu üzerinden yaptığı açıklamada, İran İslam Cumhuriyeti ile yürütülen müzakerelerin başarıyla sonuçlandığını ifade etti. Trump, paylaşımında, "Herkese tebrikler. Hürmüz Boğazı'nın ücretsiz olarak açılmasını ve aynı zamanda ABD Donanması ablukasının derhal kaldırılmasını tam olarak onaylıyorum. Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın." ifadelerine yer verdi.
Yapılan ikinci açıklamada, mevcut mutabakatın bölge genelinde yeni bir dönemi başlatacağı savunuldu. Trump, önceki yönetimlerin kalıcı barış sağlama çabalarının sonuçsuz kaldığını, ancak mevcut durumun bölge liderlerine gerçek barış için bir fırsat sunduğunu ileri sürdü.
Resmi İmza Cenevre'de Gerçekleştirilecek
Uluslararası kaynaklardan edinilen bilgilere göre, ABD ve İran arasındaki mutabakatın resmi imza töreni 19 Haziran tarihinde İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılacaktır. Süreçte Pakistan ve Katar'ın arabuluculuk rolü üstlendiği belirtiliyor. Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte boğazdaki mayın temizleme faaliyetlerinin hızlandırılması ve ticari gemi trafiğinin normale döndürülmesi hedefleniyor.
Küresel Petrol Piyasalarında Sert Düşüş
Anlaşma haberinin duyurulmasıyla birlikte enerji piyasalarında hareketlilik gözlendi. ABD borsalarında vadeli işlemler yükseliş gösterirken, petrol fiyatlarında belirgin bir gerileme yaşandı. Brent petrol ve ABD ham petrol fiyatlarının yüzde 4 ile 5 arasında değer kaybettiği kaydedildi. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın tam kapasiteyle açılmasının enerji piyasalarındaki baskıyı azaltabileceğini öngörüyor.
Anlaşmanın öncelikli olarak ateşkes ve deniz trafiğini kapsadığı, İran'ın nükleer programına yönelik kapsamlı müzakerelerin ise önümüzdeki 60 gün içinde devam edeceği ifade ediliyor. Bazı analistler, İsrail-İran geriliminin sürecin istikrarı üzerinde risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor.