ABD ile İran arasında varılan ve nihai anlaşma için 60 günlük bir müzakere süreci öngören 14 maddelik mutabakat metni, üst düzey bir ABD'li yetkili tarafından ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı. Yapılan açıklamada, tarafların Lübnan dahil tüm cephelerdeki askeri operasyonları durdurma ve birbirlerine karşı güç kullanmama taahhüdünde bulundukları belirtildi.
Mutabakatın Temel Maddeleri ve Süreç
ABD'li yetkili tarafından düzenlenen telekonferansta, mutabakatın detayları aktarıldı. İran'ın bu metinle birlikte nükleer silaha sahip olmayı kabul ettiği ifade edildi. Ayrıca Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, nükleer stokların imha süreci ve İran'a ait 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonların serbest bırakılması konularının derhal müzakere edileceği kaydedildi. Mutabakat kapsamında ABD'nin, İran'a yönelik deniz ablukasını 30 gün içinde tamamen kaldırması ve sınır yakınlarındaki kuvvetlerini geri çekmesi planlanıyor.
Kalibaf: "ABD ve Siyonist Rejimi Yendik"
İran devlet televizyonunda yayınlanan röportajda konuşan Kalibaf, sürecin sahadaki askeri başarılar üzerine inşa edildiğini savundu. ABD ve İsrail'in başlangıçta belirlediği 9 hedefe ulaşmalarına izin verilmediğini iddia eden Kalibaf, "ABD ve Siyonist rejimi yendik." ifadelerini kullandı. Mevcut müzakerelerin, sahadaki zaferin bir dayanağı olduğunu belirten Kalibaf, silahlı kuvvetlerin düşman karşısında galip geldiğini ileri sürdü.
Askeri ve Diplomatik Hamleler Hakkında İddialar
Müzakere sürecinde askeri eylemlerin devam ettiğini öne süren Kalibaf, Hürmüz Boğazı'nda iki düşman fırkateyninin vurulduğunu ve düşman uçaklarının kalktığı havalimanlarının hedef alındığını iddia etti. İsrail'in Dahiye operasyonuna karşı ABD'ye ültimatom verdiklerini söyleyen Kalibaf, bu hamle sonucunda ABD Başkanı'nın Netanyahu'nun saldırı hakkı bulunmadığına dair paylaşım yapmak zorunda kaldığını öne sürdü. Kalibaf, diplomasiyi savaşçı ruhuyla yürüttüğünü belirterek kazanımların müzakerelerle şekilleneceğini ifade etti.