Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında yürürlüğe giren yeni anlaşma, iki ülke arasındaki çatışmaların durdurulmasını ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını hedefliyor. Beyaz Saray yetkilileri tarafından doğrulanan anlaşma, Fransa'daki G7 zirvesi sırasında Donald Trump tarafından imzalandı.
Anlaşma kapsamında hazırlanan 14 maddelik Mutabakat Zaptı'na göre, İran'ın nükleer silah sahibi olmayacağı taahhüt altına alındı. Ayrıca, İran'ın ekonomik kalkınması ve yeniden inşası için 300 milyar dolarlık bir fon oluşturulması kararlaştırıldı. Söz konusu fon için ABD'nin katkı sağlama zorunluluğu bulunmuyor. Anlaşmanın, İran'ın taahhütlerine uyması durumunda fayda sağlayacağı bir "performans esaslı" yapıya sahip olduğu belirtildi.
Çatışmaların Durdurulması ve Lübnan Meselesi
Anlaşmanın ilk maddesi uyarınca, ABD, İran ve müttefikleri tarafından Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde askeri operasyonların "derhal ve kalıcı olarak" sonlandırılması kararlaştırıldı. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Lübnan'daki ateşkesin ihlal edilmesi durumunda gerekli önlemlerin alınacağını ifade etti. Belge, tarafların birbirine karşı askeri operasyon başlatmayacağını ve Lübnan'ın toprak bütünlüğüne saygı duyulacağını vurguluyor.
Diplomatik Süreç ve Ekonomik Adımlar
Anlaşmanın diğer önemli maddeleri arasında tarafların birbirlerinin iç işlerine karışmaması ve egemenlik haklarına saygı göstermesi yer alıyor. Masoud Pezeshkian tarafından da imzalanan mutabakat zaptı ile birlikte, nihai bir anlaşmaya varılması için 60 günlük müzakere süreci resmen başladı. Bu süre, tarafların karşılıklı onayıyla uzatılabilecek.
Ekonomik açıdan ise ABD'nin İran limanları üzerindeki deniz ablukasını kaldırması planlanıyor. Ablukanın 30 gün içerisinde tamamen sona ermesi beklenirken, ABD'nin İran yakınlarındaki askeri varlığını da nihai anlaşmadan sonra çekmesi öngörülüyor. Hürmüz Boğazı üzerinden ticari gemilerin güvenli geçişinin sağlanması ve geçiş ücreti alınmaması konusunda da mutabakata varıldı.