ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan barış anlaşmasının ardından Hürmüz Boğazı'nın Cuma günü itibarıyla tamamen açılacağını duyurdu. Trump, petrol taşıyan gemilerin boğazdan hareket etmeye başladığını belirtti. İranlı medya kaynakları, Pazartesi akşamı bölgeden üç petrol tankeri ve iki yük gemisinin geçtiğini bildirdi.
ABD, İran ve arabulucu Pakistan, Cuma günü İsviçre'de barış anlaşmasının imzalanacağını açıkladı. ABD yönetiminden üst düzey bir yetkili, Trump, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın anlaşma metnini dijital ortamda imzaladığını ifade etti. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Garibabadi, anlaşmanın savaşa derhal son verdiğini ve iki ay içinde nihai mutabakat görüşmelerinin yapılacağını söyledi. İran ordusu anlaşmayı zafer olarak değerlendirirken, Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan bölge için büyük bir başarı olduğunu belirtti.
Denizcilik şirketleri, Trump'ın açıklamasına rağmen temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Japon denizcilik şirketi Mitsui OSK Lines Genel Müdürü Jotaro Tamura, gemi geçişlerinin yeniden başlamasının haftalar sürebileceğini belirtti. Tamura, Financial Times'a verdiği röportajda, ABD-İran anlaşmasının somut bir nitelik taşıdığına dair sektörde güven oluşması gerektiğini vurguladı. Mutabakatın somutlaşması ve Hürmüz Boğazı'nda gerçek koşullara yansıması durumunda denizcilik şirketlerinin geçiş konusunda rahat hissedebileceğini ekledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de anlaşmaya temkinli yaklaştıklarını, geçmişte kırık taahhütlerin ve paramparça edilen anlaşmaların bulunduğunu hatırlattı.
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bağai, Washington'un yurt dışındaki dondurulmuş İran hesaplarını serbest bırakma ve savaş tazminatı ödeme taahhüdünde bulunduğunu açıkladı. İran'ın Mehr haber ajansı, nihai mutabakat müzakereleri başlamadan önce 12 milyar dolarlık donmuş varlığın serbest bırakılacağını bildirdi. Başkan Yardımcısı Vance ise Fox News'e yaptığı açıklamada, anlaşma kapsamında İran'a ABD vergi mükelleflerinin parasının gitmeyeceğini belirtti. Savaş tazminatı ve yurtdışındaki İran varlıklarının akıbeti belirsizliğini koruyor.
Anlaşmada, İran'ın nükleer programının geleceği ve İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları gibi konular da belirsizliğini koruyor. Başkan Yardımcısı Vance, ABD ve BM denetçilerinin İran'a giriş izninin anlaşmanın temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Vance, mutabakat muhtırasında yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum stoklarının imha edilmesinin öngörüldüğünü söyledi. Trump ise İran'ın 20 yıl süreyle uranyum zenginleştirmeyi askıya alması konusunda müzakere ettiklerini ancak 15 yılda uzlaşabileceklerini ima etti. İran Dışişleri sözcüsü Bağai, anlaşma kapsamında İsrail'in Lübnan'daki saldırılara son vermesi için ABD'den güvence beklediklerini ifade etti. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ise İsrail güçlerinin Lübnan, Suriye ve Gazze'de gerektiği sürece kalacağını açıklayarak, ABD-İran uzlaşısının kendilerini bağlamadığını ve Tahran'ın hâlâ İsrail'e tehdit oluşturduğunu savundu.