Anayasa Mahkemesi (AYM), Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile görevlerinden uzaklaştırılan iki kişi hakkında emsal niteliğinde kararlar verdi. FETÖ/PDY bağlantısı iddiasıyla 2016 yılında görevden alınan D.D. ve M.E.O. isimli şahısların başvuruları karara bağlandı.
AYM, polis memuru M.E.O. hakkında özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Mahkeme, idari ve yargı makamlarının, M.E.O.'nun FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğuna ve anayasal düzene sadakatinin ortadan kalktığına dair yeterli ve ilgili gerekçeleri ortaya koyamadığını belirtti. Bu durumun, başvurucunun mesleki yaşamına yapılan müdahalenin özel yaşamı üzerinde belirli bir ağırlık düzeyinde etki yarattığı değerlendirmesiyle hak ihlali kararına yol açtı.
Ancak, ilçe emniyet müdürü iken görevden alınan D.D. hakkındaki başvuruda AYM, hak ihlali kararı vermedi. Mahkeme, D.D. hakkındaki yargı sürecinde, FETÖ/PDY ile olan bağı ve iletişimi nedeniyle anayasal düzene sadakatinin ortadan kalktığına dair gerekçelerin yeterli olduğunu saptadı. D.D.'nin mesleki yaşamına yapılan müdahalenin özel yaşamını etkilediği kabul edilse de, işlemin OHAL kapsamında yapıldığı ve Anayasanın 15. maddesi gereğince değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Anayasanın 15. maddesi, olağanüstü hallerde, uluslararası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanımının kısmen veya tamamen durdurulabileceğini veya anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabileceğini düzenlemektedir. Bu madde çerçevesinde D.D. hakkında hak ihlali kararı verilmedi.