Hatay'ın Antakya ilçesindeki Gazi Mahallesi'nde bulunan Cemil Çapar Apartmanı'nın 6 Şubat depremlerinde yıkılması sonucu 52 kişinin hayatını kaybetmesiyle ilgili davada, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi önemli bir karar aldı. Mahkeme, yerel mahkemenin verdiği hükmü bozarak dosyayı yeniden görülmek üzere Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi.
Kararda, yerel mahkemenin sanıklara verilen cezaların gerekçesinde, eylemlerin bilinçli taksirle gerçekleştirildiğini açıklamakta yetersiz kaldığı belirtildi. Ayrıca, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan iki farklı bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediği ve İstanbul Teknik Üniversitesi veya başka bir teknik üniversiteden yeni bir bilirkişi raporu alınmadan hüküm kurulduğu eleştirildi. Bu eksiklikler nedeniyle, sanıklara verilen cezaların üst sınırdan artırılmasının hukuka aykırı olduğu vurgulandı.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi, sanıklar L.N. ve M.T. hakkındaki kararların da eksik araştırmaya dayandığını tespit etti. Bu kapsamda, sanıkların 4 Mayıs 2010 ile 21 Ekim 2011 tarihleri arasındaki HTS kayıtları ve baz istasyonu verilerinin incelenmesi, diğer sanıklarla olan görüşme yoğunluklarının belirlenmesi ve SGK kayıtlarının değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi. Numanoğlu hakkındaki mahkumiyet kararının imzanın kendisine ait olabileceğine dair kesin kanaat içermeyen rapora, Tokdemir hakkındaki beraat kararının ise imzaların aidiyeti konusunda kesin kanaat bildirilemeyen rapora dayandırılmasının hukuka aykırı olduğu belirtildi. Mahkeme, sanıkların imza örnekleri ve yapı denetim şirketine ait belgelerin toplanarak Adli Tıp Kurumu'nda yeniden incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Bölge Adliye Mahkemesi, Başsavcılık ve tarafların istinaf başvurularını haklı bularak hükmü bozdu. Sanıklar M.Ö. ve M.G.'nün tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken, dosyanın eksikliklerin tamamlanması ve yeniden hüküm kurulması için ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmedildi. Bozma sonrası ilk duruşma 6 Kasım'da görülecek.
Müşteki avukatlarından Seher Eriş Turgut, kararı değerlendirerek, 52 kişinin hayatını kaybettiği bu olayda maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasının önemini vurguladı. Apartmanın yaklaşık 8 saniyede yıkılması ve çevresindeki diğer yapıların ayakta kaldığı bir ortamda bu yıkımın gerçekleşmesi, projelendirme, inşaat, kullanılan malzemeler ve denetim süreçlerinin detaylı incelenmesini zorunlu kıldığını belirtti. Turgut, bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi, HTS ve baz istasyonu kayıtlarının incelenmesi ve imza incelemelerinin yenilenmesinin, sanıkların rollerinin ve sorumluluklarının belirlenmesi açısından kritik olduğunu sözlerine ekledi.