İstanbul'da görülen 'casusluk' davasının beşinci duruşmasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu savunmasını gerçekleştirdi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada İmamoğlu, yargı süreçlerinde adil yargılanmasının engellendiğini iddia etti.
İki yıllık süreçte yaklaşık 20 farklı davayla karşı karşıya kaldığını belirten İmamoğlu, "Mevcutta 13 ceza davasıyla mücadele ediyorum. Bu mahkemelerde 23'e yakın hakim değişikliği yapılarak adil yargılanmamın tamamen engellendiği bir ortam yaşıyorum." ifadelerini kullandı. Hakimlerin sık sık değiştiğini ve kimin kim olduğunu tanıyamaz hale geldiklerini dile getirdi.
Savunmasında, 19 Mart'tan bu yana farklı suçlamalarla karşılaştığını anlatan İmamoğlu, diplomayı savunmak zorunda kaldığını, belediyecilik faaliyetlerinin sorgulandığını ve hatta makam arabası yerine kendi aracını tahsis etmesi nedeniyle yargılandığını belirtti. Aynı gün içinde birden fazla duruşmaya katıldığını ve bu durumun yoğunluğunu vurguladı.
Casuslukla suçlanmasına tepki gösteren İmamoğlu, "Devletin güvenliğine karşı hareket eden bir insan olduğumuz bize söyleniyor. Kim tarafından? İddia makamında bunu yazan kimse onlar tarafından." dedi. Mahkemenin, casusluk faaliyetinin olup olmadığını Milli İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) iki kez sorduğunu hatırlatan İmamoğlu, "Mayıs ayından bu yana 4 aydır MİT'in çok basit 2 soruya yanıt vermesini bekliyoruz." diyerek, MİT'in elinde kendisi ve diğer sanıklar hakkında casusluk faaliyetine ilişkin bir rapor veya tespit olup olmadığını sordu.
İmamoğlu, ayrıca H.G.'e ait olduğu iddia edilen veriler ile 'ibb.gov.tr'ye ait olduğu söylenen verilerin, TCK'nin 328/1 maddesi kapsamında devletin güvenliği veya iç/dış siyasal yararları açısından gizli kalması gereken bilgilerden olup olmadığının MİT tarafından yanıtlanmasını talep etti. Kendi adına değil, millet adına üzüldüğünü belirterek, MİT'in yıllarca cevap vermemesi durumunda olmayan bir şeyin yokluğunu beklemeye devam edip etmeyeceklerini ve kendilerini yıllarca tutsak etmeye devam edip etmeyeceklerini sordu.
Savunmasının ardından İmamoğlu, başka bir salonda görülen çıkar amaçlı suç örgütü davası duruşmasına katılmak üzere salondan ayrıldı.
Duruşmada tanık olarak dinlenen Z.Ş., 2005 yılından beri tanıdığı H.G.'ün, Seher Alaçam'a "Anne" demeye başladığını ve iş toplantılarıyla ilgili ayarlamalar yaptığını anlattı. Şen, 2016 sonrası H.G.'ün "Bu ülkede yaşanmaz, bankadaki hesaplara el konulacak" gibi sözler söylediğini, bunun üzerine İsviçre'de hesap açıldığını ve paraların yurt dışına aktarıldığını iddia etti.
Tanık B.Y. ise M.Y.'ı, H.G.'ün yanına gidip gelmesinden tanıdığını belirtti. Seher Alaçam'ın vefatından sonra H.G. ile daha çok yakınlaştığını söyleyen Yağlıcı, seçim zamanı M.Y.'a yardım veya para götürdüğünü ifade etti. Hüseyin Bey'in bazen zarfa koyduğu parayı bankadan çektiğini ve teslim ettiğini, "Yardım ediyoruz", "Bizim de bir katkımız olsun" diye gönderildiğini kaydetti.