Milyonlarca Müslüman Kurban Bayramı hazırlıkları yaparken, abluka altındaki Gazze'de çocuklar yeni kıyafetler yerine bombardıman sesleriyle, bayram sofraları yerine açlıkla karşılaşıyor. Gazze Hükümeti Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail es-Sevabite, İsrail saldırıları ve abluka nedeniyle bu yıl Gazze'de kurbanlıkların olmadığı bir bayram yaşandığını belirtti.
Sevabite, 'Gazze'de bayram sevinci değil, kayıp, korku ve hayatta kalma mücadelesi var. Çocuklar bayram heyecanı değil ölüm korkusuyla yaşıyorlar' ifadelerini kullandı. Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla İslam dünyasında hazırlık telaşı başlarken, Gazze'de bayram alışverişi, çocuk kahkahası ve kurban telaşı yaşanmıyor. Aylardır ağır bombardıman ve abluka altında yaşam mücadelesi veren Gazze halkı, Kurban Bayramı'na yıkım, açlık ve yasın gölgesinde giriyor.
Bir zamanlar bayram sabahlarında tekbir seslerinin yükseldiği sokaklarda bugün sirenler ve patlamalar yankılanıyor. Çocukların oyuncak beklediği çadırlarda korku hâkim. Kurban Bayramı'nın paylaşma ve dayanışma ruhu, hayatta kalma mücadelesine bırakmış durumda. İsmail es-Sevabite, İsrail'in sürdürdüğü saldırılar nedeniyle halkın bu yıl 'acı ve kayıplarla dolu bir bayram' yaşayacağını söyledi. Sevabite, İsrail'in yalnızca insanları değil, günlük yaşamı, ibadetleri ve dini ritüelleri de hedef aldığını belirterek, 'Bu yıl Gazze'de kurbanlık yok, güvenlik yok, huzur yok' dedi.
Gazze'de on binlerce ailenin işsiz kaldığı, maaş alamadığı ve temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiği belirtildi. Abluka nedeniyle kurbanlık hayvan girişinin tamamen engellendiği vurgulandı. Bu durumun ekonomik ve dini özgürlükler açısından ağır bir ihlal olduğuna dikkat çekildi. İsmail es-Sevabite, 'Gazze bu yıl Kurban Bayramı'nı trajik ve son derece ağır şartlar altında karşılamaktadır. Çünkü bu bayram, gelir kaynaklarını ve işlerini kaybeden on binlerce ailenin maaşsız kaldığı; devam eden saldırılar, ağır abluka ve sınır kapılarının kapatılması nedeniyle insanların en temel yaşam ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığı bir ortamda gelmektedir. Bu aynı zamanda kurbanlıksız bir bayramdır. İsrail işgali, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar ile her türlü kurbanlığın Gazze Şeridi'ne girişini engellemiştir. Böylece sivillerin dini ibadetlerini yerine getirme özgürlüğü açıkça ihlal edilmiştir.' dedi.
Sevabite, İsrail işgalinin yalnızca insanları ve taşları hedef almakla kalmadığını, aynı zamanda abluka, aç bırakma ve toplu cezalandırma politikaları yoluyla günlük yaşamın ayrıntılarını, sevinç anlarını, ibadetleri ve dini ritüelleri de hedef aldığını belirtti. Bu durumun uluslararası insancıl hukukun ve tüm uluslararası sözleşmelerin açık bir ihlali olduğunu vurguladı. Tüm bu ağır koşullara rağmen Gazze'deki Filistin halkının inancına, direniş gücüne ve toplumsal birliğine sıkı sıkıya bağlı kaldığını ifade etti.
Mübarek Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla birlikte Gazze Şeridi'ndeki Filistin halkının bu büyük dini bayramı acı ve kayıplarla dolu kalplerle karşıladığı belirtildi. Bunun nedeninin İsrail işgalinin sürdürdüğü savaş ile birlikte sivillerin hedef alınması, altyapının, evlerin ve temel yaşam unsurlarının geniş çapta tahrip edilmesi olduğu kaydedildi. Gazze Şeridi'nin yaşadığı felaket boyutundaki insani durum nedeniyle bayramın hüzün, acı ve gelecek kaygısı mevsimine dönüştüğü ifade edildi.
Gazze'nin çocuklarının normalde bayramı sevinçle, yeni kıyafetlerle, oyuncaklarla ve akraba ziyaretleriyle karşılaması gerekirken, bugün çadırlar ve yerinden edilmiş insanların barınma merkezlerinde trajik bir yaşam sürdürdüğü aktarıldı. En basit mutluluk ve huzur belirtilerinden mahrum bırakıldıkları, bunun yerine bombardıman sesleri, korku, açlık ve yoksunluk olduğu belirtildi. Bu tablonun, devam eden İsrail saldırılarının yol açtığı insani felaketin boyutunu özetlediği vurgulandı.