ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) biriminde gözaltında tutulanlar arasında intihar vakalarında kaygı verici bir artış yaşandığına dair bir soruşturma sonuçlandı. Son dönemde yaşanan ölümler, kamu sağlığı yetkilileri ve gözaltı uzmanları tarafından endişeyle karşılandı.
AP (Associated Press) tarafından yapılan incelemeye göre, Donald Trump'ın göreve dönmesinin ardından en az 10 erkek gözaltındaki kişinin intihar ederek hayatını kaybettiği belirlendi. Bu oran, gözaltı nüfusundaki artışın çok ötesinde bir hızla gerçekleşiyor. Özellikle bu mali yılın başından bu yana yedi ölümün intihar olarak sınıflandırılması, kurumun tarihindeki en yüksek rakam olarak kayıtlara geçti. Normal şartlarda ICE, yıllık olarak bir veya hiç intihar vakası kaydetmiyordu.
Yapılan araştırmada, hayatını kaybeden 10 kişiden dokuzunun ABD'ye farklı ülkelerden gelen Hispanik erkekler olduğu, bir kişinin ise Çin vatandaşı olduğu tespit edildi. Hayatını kaybedenlerin ortalama yaşı 32 olarak belirlendi. Trump'ın, sınır dışı edilme süreciyle karşı karşıya kalanları "en kötülerin en kötüsü" olarak tanımlamasına rağmen, bu 10 kişiden yedisinin ABD'de şiddet suçu kaydının bulunmadığı ortaya çıktı.
Bu intihar vakaları, Ocak 2025'ten bu yana ICE gözetiminde gerçekleşen toplam 51 ölümün yaklaşık beşte birini oluşturuyor. Diğer ölümlerin çoğunun doğal nedenlerden kaynaklandığı ve zamanında tıbbi müdahale ile önlenebileceği belirtiliyor.
ICE gözaltı merkezlerinin, kurumun kendi standartlarını ihlal eden şekillerde defalarca yetersiz kaldığı saptandı. 10 intihar vakasının incelenmesi sonucunda, erkeklerin ICE'nin gözaltı ağı genelinde hayatını kaybettiği anlaşıldı. Bu merkezler arasında özel yükleniciler tarafından uzun süredir işletilenler ve yakın zamanda ICE ile ortaklık kuran ilçe hapishaneleri de bulunuyor.
AP'nin incelediği ICE denetim raporları ve ölüm kayıtlarına göre, tesislerdeki personelin, gözaltındakilerin yaşadığı sıkıntı işaretlerini görmezden geldiği, ruh sağlığı tedavilerini geciktirdiği ve risk altındaki gözaltındakileri yeterince izlemediği belirlendi. Ayrıca, gözaltındakilerin intihar amacıyla kullanılabilecek malzemelere erişimine izin verildiği de raporlarda yer aldı. Uzmanlara göre, bazı durumlarda sıkıntı yaşayan gözaltındakilerin tecrit edilmesinin, aşağılanma ve çaresizlik duygularını artırabildiği ifade edildi.
ICE, gözaltına alınanları varışlarından sonraki 12 saat içinde tıbbi, diş ve ruh sağlığı durumları açısından taradığını tekrar tekrar belirtiyor. Ancak ICE denetim raporları ve hapishane kayıtlarına göre, ICE gözaltındaki kişilerin intihar ettiği dokuz tesisten en az üçünün bu standardı karşılamakta zorlandığı görülüyor.
New York Şehri hapishanelerinin eski baş tıbbi görevlisi ve daha önce ICE'ye gözaltındaki ölümleri önleme konusunda danışmanlık yapan Dr. Homer Venters, intiharlardaki artışı "korkutucu" olarak nitelendirdi. Venters, bu artışın "sistemin işleyişindeki başarısızlıkları, özellikle de gözaltına almanın ilk aşamalarındaki yetersiz değerlendirmeleri ve kırmızı bayraklar tespit edildiğinde bile harekete geçilmemesini yansıttığını" belirtti.
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, AP'nin soruşturmasına tepki göstererek, ülkesinin dışişleri bakanlığının Rayo'nun ölümüyle ilgili resmi bir protesto sunması gerektiğini ve ABD hükümetinin "göç politikasının Amerikalıları ve Latin Amerikalıları nasıl öldürdüğünü" düşünmesi gerektiğini belirtti.