İran ile ABD-İsrail arasındaki savaşın ardından Birleşik Krallık'taki ailelerin finansmanında belirgin bir daralma yaşandığı bildirildi. Savaşın başlamasıyla birlikte artan akaryakıt fiyatları, özellikle düzenli hastane seyahati yapmak zorunda olan aileler için önemli bir mali yük oluşturdu.
Chorley, Lancashire'da yaşayan N., 10 yaşındaki kızı R.'ın düzenli hastane randevuları için yaptığı seyahatlerin maliyetinin arttığını belirtti. Daha önce rutin bir harcama olan bu seyahatler, şimdi ailenin diğer harcamalarından kısmasını gerektiriyor. N., yakıt fiyatlarındaki artışın haftada yaklaşık 30 sterlin ek maliyet getirdiğini ifade etti. Hükümet verilerine göre, dizel fiyatları iki ayda %35, benzin fiyatları ise %19 arttı.
Yakıt maliyetlerinin yanı sıra, ev enerji faturalarının da ilerleyen aylarda artması bekleniyor. R.'ın tıbbi cihazlara bağımlı olması nedeniyle evin yıl boyunca ısıtılması gerekiyor ve bu da ek elektrik tüketimine yol açıyor. Enerji danışmanlığı şirketi Cornwall Insight, tipik bir hane için yıllık enerji faturalarının %12'den fazla, yani yaklaşık 200 sterlin artabileceğini öngörüyor.
Bu maliyet artışlarının temel nedenlerinden biri, İran ile Umman'ı ayıran dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nın kapanması. Dünya petrolünün beşte birinin taşındığı bu boğazdaki tehditler ve çatışmalar, küresel petrol ve doğalgaz arzını kısıtlayarak uluslararası fiyatları yükseltiyor. Savaşın yayılma etkisiyle, yılın ilerleyen dönemlerinde gıda fiyatlarında da artışlar bekleniyor.
Ekonomistler, savaşın en çok düşük gelirli ve zaten mali baskı altında olan haneleri etkileyeceği konusunda endişeli. İşletmeler de artan ulaşım ve enerji maliyetleriyle karşı karşıya kalırken, bu maliyetlerin zamanla tüketicilere yansıtılması muhtemel. Öte yandan, enflasyonist baskılar nedeniyle faiz oranlarının düşürülmesi beklenmiyor.