İsrail makamları, Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla yola çıkan ve dün deniz ortasında alıkonulan uluslararası gönüllüleri sınır dışı etme hazırlıklarını sürdürüyor. Dün yaşanan ve uluslararası kamuoyunda tepki çeken gözaltı ve olası aşağılama görüntüleri sonrası, gözaltındaki yaklaşık 430 kişinin ülkesi dışına gönderileceği bildirildi.
İsrail insan hakları örgütü Adalah, gözaltına alınanların büyük çoğunluğunun sınır dışı edilmek üzere Ramon Havalimanı'na nakledildiğini açıkladı. Adalah, gönüllüler adına yasal temsilcilik görevini üstlenmiş durumda. Gönüllüler, Pazartesi günü Kıbrıs açıklarında İsrail ordusu tarafından durdurulan 50 kadar gemide bulunuyordu. Gözaltına alınanlar daha sonra İsrail'e getirilerek Ktziot Hapishanesi'ne konulmuştu.
Adalah, dün akşam yaptığı açıklamada, gözaltındakilerin sınır dışı edilmek üzere mahkemeye çıkarılacağını duyurmuştu. Ancak daha sonra AFP'ye konuşan Adalah sözcüsü M.Z., gönüllülerin mahkemeye çıkarılmayacağını belirtti. Bu gelişme, uluslararası toplumda farklı yorumlara neden oldu.
Öte yandan, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'de gözaltında tutulan Türk vatandaşları ve diğer ülke vatandaşlarının Türkiye'ye getirilmesi için özel uçuşlar organize edileceğini duyurdu. Bakanlık, bugün Ramon Havalimanı'na üç uçuş düzenleneceğini ve toplamda 400'den fazla yolcu kapasitesine sahip uçakların akşam saatlerinde İstanbul'a varmasının beklendiğini bildirdi. Türk medyasına göre, gözaltındaki 430 kişiden 78'i Türk vatandaşı.
Daha önceki bir flottilin Yunanistan açıklarında İsrail tarafından durdurulmasının ardından Türkiye'den yola çıkan deniz konvoyunda yer alan Alman-İsrail vatandaşı bir aktivistin ise Tel Aviv'in güneyindeki Aşkelon kentinde bir mahkemeye çıkarılacağı öğrenildi.
Global Sumud Flotilla adı verilen grubun aktivistleri, İsrail'in iki yılı aşkın süredir devam eden savaşla harap olan Gazze'deki insani duruma dikkat çekmek ve İsrail'in uyguladığı deniz ablukasını delmek amacıyla bu eylemi gerçekleştirdiklerini belirttiler.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e yönelik saldırısını hatırlatarak, İsrail'in, Hamas terör örgütü destekçisi provokatif filoların kendi kara sularına girmesini engelleme hakkına sahip olduğunu savundu. Netanyahu'nun bu açıklaması, uluslararası hukuka uygunluk tartışmalarını da beraberinde getirdi.
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, gözaltına alınan gönüllülerin elleri bağlı ve diz çökmüş haldeyken çekilmiş bir videoyu sosyal medya hesabından paylaşarak uluslararası alanda ve kendi hükümeti içinde tepkilere yol açtı. Görüntülerde Ben Gvir'in, İsrail milli marşı eşliğinde, “İsrail’e hoş geldiniz, burası bizim evimiz” dediği duyuluyor. Görüntülerde ayrıca, bir güvenlik görevlisinin, “Filistin’i serbest bırakın!” diye bağıran genç bir kadının yüzünü yere bastırdığı görülüyor.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Ben Gvir'in paylaştığı görüntülerin İsrail'in değerleriyle bağdaşmadığını belirterek, bakanı ülkenin imajına “bu utanç verici gösteriyle” kasten zarar vermekle suçladı. Ben Gvir ise görüntüleri “büyük bir gurur kaynağı” olarak niteledi.
Gözaltına alınanların durumuyla ilgili uluslararası tepkiler gecikmedi. İtalya hükümeti, gözaltına alınanlara uygulanan muameleyi “kabul edilemez” olarak nitelendirerek özür talep etti. Birleşmiş Milletler'in (BM) işgal altındaki Filistin topraklarındaki insan hakları durumu özel raportörü F.A., Ben Gvir'in gönüllülere yaşattığı aşağılamayı kınamanın yeterli olmadığını belirterek, aktivistlere uygulanan muamelenin İsrail hapishanelerindeki Filistinlilere uygulananlara kıyasla “lüks” olduğunu savundu. Albanese, İtalya'yı AB-İsrail ortaklık anlaşmasının askıya alınmasına karşı çıkmaktan vazgeçmeye çağırdı.