ABD ve İran yetkilileri, geçtiğimiz hafta imzalanan ön anlaşmanın ardından İsviçre'de doğrudan görüşmelere başladı. Bürgenstock bölgesinde gerçekleştirilen müzakerelerde, savaşın sona erdirilmesi ve kalıcı bir barışın tesisi hedefleniyor. Ön anlaşma kapsamında, 60 gün içinde nihai bir metne varılması ve Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaların durdurulması taahhüt edilmişti.
Gerilim ve Boğaz Kapanma Tehdidi
Müzakereler devam ederken, İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmaların sürmesi tansiyonu yükseltti. İran, Cumartesi günü Hürmüz Boğazı'nı kapatma kararı aldığını duyurdu. Ancak deniz trafiği takip verileri, gemilerin geçiş yapmaya devam ettiğini gösteriyor. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, İran'ın Lübnan'daki vekil güçlerinin faaliyetlerini derhal durdurması gerektiğini belirtti. Trump, sürecin aksaması durumunda İran'a karşı sert önlemler alınabileceğine dair uyarıda bulundu.
Nükleer Program ve Bölgesel İstikrar
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, müzakerelerin nükleer mesele ve Lübnan ekseninde ilerlemesini umduklarını ifade etti. Vance, İran yönetiminin bölgesel istikrarsızlığın kaynağı olmaktan vazgeçmesi ve nükleer hedeflerinden uzaklaşması durumunda, iki ülke arasındaki ilişkinin köklü bir dönüşüm yaşayabileceğini dile getirdi. Görüşmelere Trump'ın damadı Jared Kushner ve özel temsilci Steve Witkoff da katılım sağladı.
İran Heyeti ve Aracı Rolündeki Pakistan
İran tarafını Meclis Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi temsil ediyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baqaei, nihai anlaşmanın mevcut taahhütlerin, özellikle de askeri operasyonların durdurulmasının yerine getirilmesine bağlı olduğunu vurguladı. Görüşmelerde ayrıca, savaş boyunca arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan Başbakanı Shehbaz Sharif ve Pakistan Silahlı Kuvvetleri Komutanı Asim Munir de hazır bulundu.
Anlaşmanın Ekonomik ve Stratejik Boyutları
İmzalanan ön anlaşma, İran'ın yeniden inşası için 300 milyar dolarlık bir planı ve ABD'nin yaptırımları sonlandırmasını öngörüyor. Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, küresel enerji arzı açısından kritik önem taşıyor. Öte yandan, İsrail'in Lübnan'daki operasyonları ve bölgedeki can kayıpları, barış sürecinin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor.