İzlanda, Viking döneminden bu yana devam eden ve ülkenin yaklaşık yüzde 40'ını çölleştiren erozyon kriziyle mücadele kapsamında uygulanan biyolojik stratejinin beklenmedik sonuçlarıyla karşı karşıya kaldı. Kimyasal yöntemlerin yetersiz kalmasının ardından 1945 yılında Alaska'dan getirilen Alaska Lupine adlı bitki, toprak kaybını durdurmada başarılı oldu ancak zamanla kontrolsüz yayılması yeni bir ekolojik tehdit oluşturdu.
Yüzyıllar boyunca süregelen ormansızlaşma ve otlak açma çalışmaları, İzlanda'nın hassas volkanik topraklarını erozyona karşı savunmasız bıraktı. 20. yüzyılın ortalarında havadan tonlarca yapay gübre ve kimyasal madde atılmasına rağmen, sert iklim koşulları kalıcı bir çözüm sunmadı. Bu başarısızlığın ardından devreye sokulan Alaska Lupine, köklerindeki azot bağlama yeteneği ve derin kök yapısıyla erozyonu durdurarak çorak arazileri yeşillendirdi.
Ancak, adada doğal düşmanı bulunmayan ve hızla çoğalan Alaska Lupine, kısa sürede kontrol dışına çıkarak yerli bitki örtüsünü tehdit etmeye başladı. Binlerce yıllık bodur yosunlar ve likenler, Lupine bitkisi tarafından gölgede bırakılarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bu durum, orijinal volkanik manzaranın ve biyoçeşitliliğin korunması amacıyla İzlanda hükümetini harekete geçirdi.
Hükümet, bitkiyi tamamen yok etmek yerine kontrol altına almayı hedefleyen yeni bir ekolojik planı devreye soktu. Bu kapsamda ada, bitkinin büyümesine izin verilen ve yasaklanan bölgeler olarak ikiye ayrıldı. Erozyonun devam ettiği alanlarda Lupine'in yayılmasına müsaade edilirken, milli parklar ve hassas yosun tarlalarında korucular ve gönüllüler tarafından mekanik söküm ve lokal ilaçlama çalışmaları yürütülüyor. Ayrıca, taze filiz dönemindeki bitkiyi tüketmeleri için koyun sürüleri istila bölgelerine yönlendiriliyor.
Uzun vadeli çözüm olarak ise Lupine bitkisinin iyileştirdiği topraklara huş ağacı fideleri dikiliyor. Büyüyen ağaçların oluşturduğu gölge, Lupine çiçeklerinin güneş ışığını keserek doğal yollarla ölmesini sağlayacak ve böylece arazinin yeniden orijinal İzlanda ormanlarına dönüşmesi hedefleniyor.