Kuzey İrlanda'da geçtiğimiz günlerde yaşanan şiddet olaylarının sosyal medya üzerinden organize edildiğine dair bilgiler ortaya çıktı. Çıkan olaylarda evler ve araçlar ateşe verildi, tazyikli su kullanıldı ve bir düzine polis memuru yaralandı. Bölgede, farklı ten rengine sahip oldukları için tehdit edilen kişilere dair raporlar ve evlerinden çıkarılan aileler olduğu bilgisi yer aldı.
Olayların başlangıcı, Pazartesi gecesi Belfast'ta meydana gelen ve bir Sudan vatandaşı hakkında cinayet teşebbüsü suçlamasıyla dava açılan bıçaklı saldırıya dayanıyor. Saldırıdan saatler sonra sosyal medya platformlarında hızla yayılan görüntüler ve protesto çağrıları dikkat çekti. Barışçıl geçen birçok protestonun yanı sıra, maskeli grupların sokaklara çıkarak şiddet eylemleri gerçekleştirdiği gözlemlendi.
Sosyal medyadaki bazı paylaşımlarda, protestoların zamanı ve yerleri belirtilirken göçmen karşıtı mesajlar yer aldı. Ayrıca, trafiği engellenecek yolların listesi ve belirli saatlerde iş yerlerinin kapatılması yönünde yönlendirmeler de paylaşıldı. Daha endişe verici paylaşımlar arasında, bir araya getirilip sosyal medyada paylaşılan ev adreslerinin uzun bir listesi de bulunuyordu. Polis, bu adreslerde yaşayan kişilerin büyük üzüntü duyduğunu ve durumun risk oluşturduğunu belirtti.
Olayların arkasında kimin olduğuna dair kesin bir bilgiye ulaşılamazken, protestolara katılanların çoğunun maskeli olması ve sosyal medya hesaplarının anonim olması bu durumu zorlaştırdı. Bıçaklı saldırının yaşandığı bölge ağırlıklı olarak milliyetçi bir bölge olmasına rağmen, şiddet olaylarının büyük çoğunluğu çoğunlukla sendikacı bölgelerde gerçekleşti. Polis, bu olayların organize bir şekilde yürütüldüğüne dair herhangi bir kanıt bulunmadığını, ancak sosyal medya üzerinden hem Kuzey İrlanda içinden hem de dışından koordinasyon olduğuna dair kanıtlar bulunduğunu açıkladı.
İletişim düzenleyicisi Ofcom, Salı günkü olayların bazılarının çevrimiçi olarak kışkırtılmış göründüğünü, ırkçı şiddet olayları, ev ve araçlara yönelik kundaklama eylemleri ve polise yönelik saldırılar dahil olmak üzere bu durumu yakından izlediklerini belirtti. Muhabirler, birçok protestocunun konuşmaktan kaçındığını ancak bazı kişilerin barışçıl protesto hakkını savunduğunu belirtti.