🇺🇸 USD 45,57₺ ▲1.62%
🇪🇺 EUR 53,06₺ ▲0.42%
🥇 ALTIN 6.672₺ ▲0.13%
BTC 3,50M₺ ▼0.65%
19 Mayıs 2026, Salı |
Gündem

Öğretmen Hakkında CİMER'e Yapılan Şikayet Eğitimde Baskı Tartışmalarını Alevlendirdi

19 Mayıs 2026, 04:00 Editör
Paylaş:
Öğretmen Hakkında CİMER'e Yapılan Şikayet Eğitimde Baskı Tartışmalarını Alevlendirdi

İstanbul'da bir öğretmenin CİMER'e yapılan şikayetle hedef gösterilmesi, eğitimde baskı tartışmalarını alevlendirdi. Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, durumun eğitim emekçilerine yönelik baskıları artırdığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden yapılan şikayetler, eğitim alanında denetim ve baskı endişelerini artırdı. İstanbul'da bir kız imam hatip lisesinde görevli bir öğretmen hakkında, 'imam hatip ruhuna uygun olmadığı' iddiasıyla CİMER'e yapılan şikayet, eğitim emekçilerine yönelik baskıların boyutunu gözler önüne serdi.

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, öğretmenin mesleki itibarı yerine siyasi iktidarın ideolojik beklentilerine ne kadar uygun olduğunun tartışıldığını belirtti. Özbay, CİMER'e yapılan ve 'gereğini yapmazsanız biz yaparız' gibi tehdit içeren başvuruların dahi öğretmeni hedef haline getirdiğini vurguladı. Bu durumun, eğitim ortamlarının hukukun ve bilimin değil, korku ve baskının alanı haline geldiğini gösterdiğini ifade etti.

Özbay, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusunu ve değerlerini anlatmanın 'sakıncalı' görülmesinin, Cumhuriyet'in temel değerleriyle hesaplaşma girişimi olduğunu söyledi. 'İmam hatibe uygun öğretmen' gibi ifadelerin ayrımcılık yarattığını ve okullar arasında 'ruh' farkı oluşturma çabasının, bilimi değil itaati önceleyen bir anlayışı yansıttığını dile getirdi. Özbay, eğitimin amacının öfke ve ayrışma değil; akıl, bilim ve özgür düşünce kazandırmak olduğunu belirtti.

Eğitim politikalarının uzun süredir bilimi değil, sadakati ve ideolojik uyumu esas alan bir zihniyetle yönetildiğini savunan Özbay, tarikatlarla yapılan protokoller, ücretli öğretmenlik uygulaması ve 'Akademi' adı altında kurulan yeni sadakat mekanizmalarının, özgür düşünen öğretmen yerine 'itaat eden makbul memur' yaratmayı hedeflediğini iddia etti. Özbay, öğretmenin ne anlatacağına artık eğitim bilimcilerin değil, iktidar destekçisi çevrelerin ve sosyal medyanın karar vermek istemesinin tehlikeli olduğunu vurguladı.

Son olarak Özbay, öğretmenin sürekli şikayet tehdidi altında çalışmasının eğitim sistemini çürüttüğünü ve öğretmenlerin sınıfta huzurla ders anlatamadığını söyledi. Bu durumun, devlet okulları arasında bilinçli bir ayrım yaratıldığını ve bazı çevrelerin kendilerini okulun sahibi, öğretmeni ise denetlenecek kişi gibi görmesine yol açtığını ifade etti.

Yorumlar (0)

Henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!