Türkiye'de artçı sarsıntılar devam ederken, Adana ve Malatya merkezli son depremler bölgedeki sismik riski yeniden gündeme getirdi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu sarsıntı çevre illerde paniğe neden olurken, Malatya'nın Pütürge ilçesi de 4 büyüklüğünde bir başka depremle sarsıldı.
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, 6 Şubat'ta yaşanan depremlerin yerin derinliklerindeki etkilerine ilişkin bir analiz paylaştı. Bektaş, yüzeydeki yıkımın kısa sürmesine rağmen, sismik enerjinin yeraltındaki akışkan ortamda yayılmaya devam ettiğini belirtti. Bu derin sürecin, en az 10 yıl boyunca bölgedeki sismik faaliyetlerin ana belirleyicisi olacağını ifade etti.
Yeraltındaki fay sistemlerini canlı bir organizmaya benzeten Bektaş, sismik stresin sürekli değiştiğini vurguladı. Adana ve Malatya'daki son sarsıntıların bu dinamik sistemin bir sonucu olduğunu söyledi. Sistemdeki yer değiştirmeler ve stres dengesinin anlık güncellenmesiyle enerjinin çevre yapılara kaydığını belirtti.
Prof. Dr. Osman Bektaş, yeraltındaki bu enerji transferinin uydu ve yer ölçüm sistemleriyle takip edilebildiğini kaydetti. GPS ve InSAR verileriyle izlenen bu 10 yıllık süreçte, Malatya ve Adana havzası gibi çevre yapıların tetiklenmeye devam edebileceğini söyledi. Bektaş, afet yönetimi ve risk planlamasının bu dinamik duruma göre güncellenmesi gerektiğini vurgulayarak yetkilileri önlem almaya çağırdı.