M.U. kod adını kullanan Reyhanlı saldırısı sanığı A.K., Suriye'de sınırdan kaçmaya çalışırken yakalandı. Haberi ilk olarak Suriye devlet haber ajansı SANA duyurdu. Ajansın haberinde, Ural'ın hangi sınırda yakalandığına dair bir bilgi verilmedi.
Suriye Devlet Başkanlığı Basın Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ural'ın Suriye istihbaratı ile Suriye İçişleri Bakanlığı'nın işbirliği sayesinde sınırda gözaltına alındığını belirtti. Beyrut merkezli El Modon haber sitesi ise Suriyeli yetkililerin, Ural'ı yardımcısı C.T.'nin yakalanmasından birkaç gün sonra gözaltına aldığını bildirdi.
Ural, 2013'te Suriye'nin Tartus iline bağlı Banyas'taki Ayn el Beyda'da düzenlenen katliamdan ve aynı yıl Türkiye'nin sınır ilçesi Reyhanlı'da gerçekleştirilen bombalı saldırılardan sorumlu tutuluyordu. BBC Türkçe'nin 2013 yılında sorularını yanıtlayan Ural, Reyhanlı saldırısıyla ilgili suçlamaları reddetmişti. Geçmişte Ural'ın öldürüldüğüne dair bazı haberler basında yer almıştı. Ahrar eş-Şam'ın da içinde yer aldığı silahlı muhalif grupların ittifakı İslami Cephe, 29 Mart'ta yaptığı bir açıklamada Ural'ı öldürdüğünü duyurmuştu.
M.U. kimdir?
M.U. veya diğer bilinen adıyla A.K., 1956 yılında Hatay'da doğdu. Gençlik yıllarında Mahir Çayan'ın liderliğini yaptığı Türkiye Halk Kurtuluş Partisi - Cephesi (THKP-C) içinde örgütlendi. Mahir Çayan ve arkadaşlarının Kızıldere'de öldürülmesinin ardından THKP-C'de yaşanan bölünmelerle birlikte Ural'ın başını çektiği bir grup, "Türkiye Devriminin Acil Sorunları" başlıklı bir bildiri yayımladı. Silahlı mücadeleyi benimseyen bu grup daha sonra bu bildiri nedeniyle THKP-C Acilciler adıyla anıldı. 1978 yılında Türkiye'de cezaevine giren Ural, 1982'de ise Suriye'ye firar etti. 2010'lu yılların başında Ural, Suriye'nin kuzeyinde örgütlenen Mukaveme Suriye'nin (Suriye Direnişi) kuruluşunda yer aldı. O dönem BBC Türkçe'ye konuşan Ural, "Türkiyeli Kürt, Suriyeli Kürt, Türkiyeli Sünni, Suriyeli Sünni, Türkiyeli Şii, Suriyeli Şii, Türkiyeli Arap, Suriyeli Arap hepimiz elbirliğiyle Mukaveme Suriye'yi inşa ettik" ifadelerini kullanmıştı.
Reyhanlı ve Banyas Katliamlarından Sorumlu Tutuldu
Ural'ın adı, 11 Mayıs 2013'te Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilen ve 52 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırılarla ilgili olarak Adana Cumhuriyet Savcılığının hazırladığı iddianamede yer aldı. Savcılık, saldırıya Ural'ın da bizzat katıldığını iddia ederek, Ural'ın daha sonra beş firari sanıkla Suriye'ye kaçtığını öne sürdü. Ancak o dönem BBC Türkçe'ye konuşan Ural, eylemin arkasında kendisi ve örgütünün olduğu yönündeki iddiaları reddetti ve saldırıyı kınadı. Masum insanları katletmek gibi bir hedefinin olamayacağını savunan Ural, 30 yıldan fazladır Türkiye'ye gitmediğini de belirtti. Ural, saldırıları yapanlar kim olursa olsun bu eylemin İsrail ve yeni Osmanlıcılık anlayışıyla uyuştuğunu, saldırılarda İsrail istihbarat servisinin parmağı olduğunu öne sürdü.
Savcılık iddianamesinde THKP-C / Acilciler örgütü Reyhanlı katliamının sorumlusu olarak gösterildi. Ancak Ural, örgütün 1980'lerde demokratik, yasal siyasete kaydığını, artık Acilciler diye silahlı bir örgütün bulunmadığını söyledi. Ural, "Bu örgütle yattık, bu örgütle kalktık, doğrudur. Öldüğü zamanda da içinde olmaktan şeref duydum. Ama bugün böyle bir silahlı örgüt yoktur" dedi. Banyas'ta yapılan katliam sırasında örgütüyle birlikte Lazkiye'de olduğunu söyleyen Ural, "Mukaveme Suriye sivillere asla dokunmaz. Bir halk örgütüdür. Elinde silahla cephede savaşanla vuruşur. Mukaveme Suriye'nin katliam yaptığı iddiası saçma bir iddiadır. Bunun ispatı yoktur" ifadelerini kullandı.
Reyhanlı Katliamı'nda Neler Yaşandı?
11 Mayıs 2013 Cumartesi günü öğle saatlerinde Reyhanlı ilçesinde iki bomba yüklü araçtan biri belediye binasında, diğeri ise postane binasının yakınlarında patlatıldı. Resmi açıklamalara göre patlama sonucu 53 kişi hayatını kaybetti, 912 konut, 891 iş yeri ve 148 araç zarar gördü. Saldırı, 2015'teki Ankara saldırısından sonra Cumhuriyet tarihinin en kanlı ikinci saldırısı olarak kayıtlara geçti. Saldırıları üstlenen olmadı ancak saldırının düzenlendiği gün açıklama yapan dönemin Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Suriye istihbaratını işaret ederek, "Suriye El Muhaberatı olağan şüpheli noktasındaki düşüncemizdir. Suriye tarafından planlanıp icra edildiğini gösteriyor" dedi. Dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise "Yaptığımız çalışmalarda rejimle doğrudan irtibatlı eski bir Marksist terör örgütüne ait olduğu ortaya çıktı" diyerek Acilciler'i işaret etti. Dönemin Suriye Enformasyon Bakanı Ümran el Zuhbi ise haklarındaki bu iddiaları "Suriye böyle bir şey yapmadı ve asla yapmaz. Çünkü bizim değerlerimiz böyle bir şeye izin vermez" sözleriyle reddetti. Katliamla ilgili görülen davada bir sanık Mayıs 2019'da; üç sanık ise Haziran 2026'da 53 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanıklardan Y.N., MİT operasyonuyla Suriye'den getirildi ve Eylül 2018'de tutuklandı. Davanın firari sanıklarından M.G. 30 Haziran 2022'de ABD'den getirildi.