Ankara Tabip Odası (ATO) tarafından hazırlanan bir rapor, kamu-özel işbirliği (KÖİ) modeliyle inşa edilen şehir hastanelerinin kamu kaynakları üzerindeki yükünü gözler önüne serdi. Raporda, bu hastanelerin bütçeyi zorladığı ve genel bütçe üzerinde giderek artan bir yük oluşturduğu belirtildi.
Rapora göre, 2026 yılının ilk beş ayında KÖİ modeliyle işletilen şehir hastanelerine yapılan toplam ödeme 63 milyar lirayı aştı. Bu durumun, bütçedeki finansal açığın her geçen gün daha da büyümesine neden olduğu vurgulandı.
ATO, şehir hastanelerine Ocak-Mayıs 2026 döneminde yapılan ödemelerin ulaştığı boyuta dikkat çekerek, geçmişte eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın bu modelin ekonomik yükünü itiraf ettiğini hatırlattı. Koca'nın, kira bedellerinin 322 milyar Euro'ya ulaştığını belirttiği ve bütçe üzerindeki baskıyı 27.5 milyar Euro ile sınırlamaya çalıştıklarını açıkladığı ifade edildi. Sağlık Bakanlığı'ndaki görev değişimine rağmen, sağlığın piyasalaştırılması yaklaşımının devam ettiği ve şehir hastanelerinin yarattığı sorunların sürdüğü belirtildi.
Bakanlığın yayımladığı Bütçe Giderlerinin Faaliyet Sınıflandırması Tablosu'na göre, yalnızca 2026 yılının ilk beş ayında KÖİ modeliyle yapılan sağlık tesisleri için ayrılan kaynak 63 milyar 37 milyon 933 bin liraya ulaştı.
ATO'nun raporunda, kaynakların nasıl kullanılacağının temelinde politik bir tercih meselesi olduğu ifade edildi. Mevcut tablonun, kaynakların nitelikli ve erişilebilir bir kamu hizmeti için mi yoksa şirketlerin karlılığı için mi kullanıldığına dair net bir soru işareti yarattığı kaydedildi. Sağlık hizmetlerinin, özel çıkar gruplarının ekonomik hedeflerine teslim edilemeyecek kadar kritik faaliyetler olduğu vurgulandı.