Yargı sisteminde kapsamlı değişiklikler öngören 12. Yargı Paketi, TBMM Başkanlığına sunuldu. "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" başlığıyla hazırlanan düzenleme; hukuk yargılamaları, idari yargı, icra-iflas sistemi ve ceza muhakemesi gibi pek çok alanı kapsıyor.
Beklenen Bazı Düzenlemeler Paket Dışında Kaldı
Meclis'e sunulan teklif metninde, daha önce kamuoyunda sıkça konuşulan bazı başlıkların yer almadığı gözlendi. Özellikle infaz düzenlemesi, IBAN kiralama fiiline ilişkin müstakil suç düzenlemesi ve Avukatlık Kanunu'na dair ekonomik başlıklar bu pakete dahil edilmedi. Düzenlemenin kapsamının, yapılan son değerlendirmeler neticesinde daraltıldığı ifade ediliyor.
İdareye Karşı İcra Takibinde Yeni Prosedür
Paket kapsamında, idare aleyhine verilen para alacakları ve yargılama giderlerinin icrası konusunda yeni bir süreç belirlendi. Bu düzenlemeye göre, devlete karşı kazanılan davalarda doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklı tarafın, önce ilgili idareye yazılı başvuru yapması ve bir aylık ödeme süresi tanıması gerekecek. İktidar kanadı bu adımı kamu kaynaklarını koruma gerekçesiyle savunurken, muhalefet tarafı hak arama özgürlüğünün kısıtlanabileceği yönünde eleştiriler sunuyor.
Belirsiz Alacak Davası ve Tek Hâkim Uygulaması
Hukuk çevrelerinde tartışma yaratması beklenen bir diğer madde ise belirsiz alacak davasının kaldırılması oldu. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesinin yürürlükten kaldırılması öngörülüyor. Ayrıca, idare mahkemelerinde tek hâkim tarafından görülebilecek dava kapsamı genişletiliyor. Öğrencilerin burs, yurt ve disiplin işlemleri ile kamu görevlilerinin bazı idari uyuşmazlıklarının tek hâkim tarafından karara bağlanması planlanıyor.
Yargıtay ve Temyiz Yolunda Düzenlemeler
Yargı süreçlerini hızlandırmak amacıyla Yargıtay'ın bozma yetkisine sınırlama getirilmesi teklif ediliyor. İlk derece mahkemelerinin yalnızca görev veya yetki eksikliği nedeniyle Yargıtay tarafından bozulmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Öte yandan, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda bazı dosyalarda Danıştay'a temyiz yolu açılırken, tek hâkimle görülen bazı davaların temyiz dışında tutulması kararlaştırıldı. Ayrıca, ceza muhakemesi kapsamında DNA verilerinin 20 yıl boyunca saklanması hükmü de metinde yer alıyor.