Afyonkarahisar Müzesi, bünyesinde barındırdığı mermer mitolojik tanrı heykelleri ile dikkat çekiyor. Bu eserler arasında yer alan ve bereketin sembolü olarak bilinen Kibele heykeli, ziyaretçilerin yoğun ilgisini topluyor.
Heykeller, ilk olarak 1964 yılında Afyonkarahisar'ın Çavdarlı köyü yakınlarında bir yol yapım çalışması esnasında bulundu. O dönemde Kibele'nin yurt dışına kaçırıldığı ihbarı üzerine müze yetkilileri tarafından bölgede bir kurtarma kazısı başlatıldı. Bu kazı sonucunda Apollon, Artemis, Tykhe, Men, Asklepios, Zeus ve Herakles gibi 70'ten fazla mitolojik figür gün yüzüne çıkarıldı. Bu eserler, 'Çavdarlı-Kovalık Höyüğü Heykel Buluntu Grubu' olarak adlandırıldı ve 2023 yılına kadar Afyonkarahisar'ın eski müzesinde sergilendi.
Yurt dışına kaçırıldıktan sonra İsrail'de satılan ve ardından ABD'den Türkiye'ye getirilen Kibele heykeli, kısa bir süre İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilendikten sonra 2021 yılında Afyonkarahisar'a nakledildi. Şu anda Yeni Afyonkarahisar Müzesi'nde sergilenen bu eserlerden 14 tanesi, ziyaretçilerin büyük beğenisini kazanıyor.
Afyonkarahisar Müzesi Müdürü Mehmet Garipcin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, müzenin en değerli eser gruplarından birinin Çavdarlı-Kovalık Höyüğü'nden çıkarılan heykel buluntuları olduğunu belirtti. Garipcin, yaklaşık 1700 yıl boyunca toprak altında kalan heykellerin, Hristiyanlığın Anadolu'da yayılmaya başladığı dönemde tahripten korunmak amacıyla gizlendiğinin değerlendirildiğini söyledi. Heykellerin M.S. 2. ve 3. yüzyıllara tarihlendiğini ifade eden Garipcin, Hristiyanlığın M.S. 4. yüzyılda baskın din olmasıyla pagan heykellerine yönelik tahribatın arttığını kaydetti. Bu durumun, heykellerin bir kutsal alandan çıkarılarak koruma amacıyla saklandığı ihtimalini güçlendirdiğini sözlerine ekledi.
Garipcin, eserlerin dönemin çok tanrılı inanç sistemine ait adak heykelcikleri olduğunu vurgulayarak, bazı heykeller üzerindeki yazıtlarda yaptıran kişilerin ve heykeltıraşların isimlerinin yer aldığını belirtti. Yeni müzede daha modern sergileme tekniklerinin kullanıldığını anlatan Garipcin, müzeyi yılda yaklaşık 50 bin kişinin ziyaret ettiğini dile getirdi. İlerleyen dönemlerde bu heykel grubunun daha geniş kapsamlı geçici sergilerle ziyaretçilere sunulmasının planlandığını sözlerine ekledi.