İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın AHBAP Derneği'ne yönelik yürüttüğü yolsuzluk soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Derneğin konut ve konteyner alımları, taşınmaz devirleri, çek işlemleri ve mali ilişkilerine dair yürütülen incelemeler sonucunda düzenlenen dördüncü dalga operasyonda elde edilen bilgiler kamuoyuyla paylaşıldı.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 27 Temmuz Pazartesi günü gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan 13 şüpheliden 12'si, geniş güvenlik önlemleri altında bu sabah adliyeye sevk edildi.
Soruşturma dosyasında, 2023 yılında konut yapımı için toplanan bağışlardan yüksek miktarda kaynak aktarılmasına rağmen taahhüt edilen projeleri tamamlamayan şirket yetkilileri Ayhan D., Nejdet K., Murat Y., Ayhan Ç. ve derneğin satın alma müdürü Deniz Ş. hakkında işlem yapıldığı belirtildi. Ayrıca şüpheli Yeliz K.'ye yapılan taşınmaz devirleri ve çek tahsilat süreçleriyle ilgili olarak Hüseyin B., Recep D., Emre S., Faruk K., Orhan İ., Sibel K., Muhammed Ali Y. ve Ali D. de inceleme altına alınan isimler arasında yer aldı.
Operasyon kapsamında gözaltına alınan ve daha önce dosyada müşteki olarak yer aldığı bildirilen Holding CEO'su iş insanı H.B.'ın ifadesi de soruşturma dosyasına girdi. Başaran, ifadesinde Haluk Levent ile 2026 yılı Şubat ve Nisan ayları arasında toplam 22 adet taşınmaz satışı gerçekleştirdiklerini, bu taşınmazların toplam bedelinin 2 milyar 298 milyon 985 bin 908 TL olduğunu belirtti. Tüm bu satışlara ait protokol ve senet kayıtlarının kendisinde bulunduğunu sözlerine ekledi.
Satılan taşınmazlar karşılığında Haluk Levent ile aralarındaki güvene dayalı bir satış sözleşmesi yaptıklarını belirten Başaran, bu ödemeleri Haluk Levent'in yurt dışından alacağı fonlarla karşılayacağını ve bu fonları alacağı konusunda kendisine güvence verdiğini söyledi.
Taşınmazların devir süreçlerine ilişkin çarpıcı detaylar paylaşan Başaran, Haluk Levent'in talebi doğrultusunda tapuların, yurt dışı fonlarının yetkilisi olarak tanıtılan Yeliz Kaya üzerine yapıldığını iddia etti. Satışı yapılan 22 taşınmaz için çok düşük bir ödeme aldıklarını ifade eden Başaran, durumdan şüphelenerek araştırma yaptıklarında taşınmazların kısa süre içinde E.Ö.Ç. isimli bir başka şahsa devredildiğini ve bankalardan yüksek tutarlı krediler çekilerek üzerlerine ipotek konulduğunu öğrendiklerini belirtti.
Yaşananların ardından mahkemeye başvurarak ihtiyati tedbir kararı aldırdığını ve şikayetçi olduğunu ifade eden H.B., gayrimenkullerin rayiç bedellerinin doğru olduğunu, banka eksperlerinin düşük değer biçmesinin kendisiyle ilgisinin bulunmadığını kaydetti. Başaran, yürütülen taşınmaz devirleri sürecinde kendisinin de mağduriyete uğradığını beyan etti.