Ankara, NATO tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor. Zirve kapsamında düzenlenen Savunma Sanayii Forumu ile transatlantik savunma üretimi ve yatırımların stratejik önemi ele alınmaya başlandı.
Savunma Sanayiinde Dev İş Birlikleri ve Yatırımlar
NATO tarihinde bir ilk olan forum kapsamında, Türkiye'nin savunma kapasitesini artıracak önemli adımlar atıldı. ASELSAN ile alçak yörünge uydu haberleşmesi ve Çelik Kubbe projesi dahilindeki erken ihbar radar sistemleri için toplam 350 milyon dolar değerinde sözleşmeler imzalandı. NATO Genel Sekreter Yardımcısı R.S. tarafından yapılan açıklamada, Türkiye'nin İMECE yer gözlem uydusunu temel alarak iki yeni yüksek çözünürlüklü uydu geliştireceği belirtildi.
Müttefikler Arası Kısıtlamaların Kaldırılması Çağrısı
Savunma Sanayii Forumu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı C.Y., Türkiye'nin savunma ihracatında dünyada 11. sırada yer aldığını ifade etti. Savunma ve havacılık ihracatının son bir yılda 11 milyar doları aştığı kaydedilirken, müttefikler arasındaki ikili düzeydeki kısıtlamaların kaldırılması gerektiği vurgulandı. Türkiye'nin NATO'nun Avrupa sütununa sunduğu katkıya dikkat çekilerek, Avrupa'daki savunma girişimlerine katılımın önünün açılması talep edildi.
NATO Genel Sekreteri'nden İş Birliği Vurgusu
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirve kapsamında yaptığı konuşmada ittifakın başarısının kolektif bir çalışma gerektirdiğini belirtti. Bir futbol benzetmesiyle iş birliğinin önemine değinen Rutte, Türkiye'deki yenilikçi üretim kapasitesini ve fabrikaları ziyaret ettiğini dile getirdi. Ayrıca, ittifakın hava gücü kapasitesini artırmak amacıyla 10. Airbus A330 MRTT uçağının envantere katılacağının duyurusu yapıldı.
Milli Savunma Bakanı'ndan Stratejik Değerlendirme
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, forumda yaptığı açıklamada Ukrayna'daki savaşın mühimmat tedariki ve insansız sistemlerin önemini kanıtladığını söyledi. ROKETSAN, ASELSAN ve HAVELSAN gibi kurumların teknolojik yatırımlarının savunma kapasitesini niteliksel olarak ileri taşıdığı belirtildi. NATO'nun %2'lik savunma yatırım taahhüdünün caydırıcılık açısından kritik bir gösterge olduğu ifade edildi.