Bayram tatili planlarının yapıldığı dönemde, acil servis doktorları nöbet çizelgelerini ayarlayarak görev başında kalıyor. Acil servisler, bayram süresince hizmet vermeye devam ederek hem gerçek acil vakalara hem de diğer sağlık birimlerinin kapalı olması nedeniyle yönlendirilen hastalara müdahale ediyor.
Acil tıp uzmanı Doç. Dr. Ömerul Faruk Aydın, bayram dönemlerinde acil servislerin iş yükünün sadece artış veya azalışla tarif edilemeyeceğini belirtti. Aydın'a göre, başvuru profili değişirken acil servisler sağlık sisteminin açık kalan bir kapısı konumunda. Bayram nöbetlerinde hasta sayısı saatlere göre değişkenlik gösterse de, acil servis çalışanları karar baskısı ve hasta çeşitliliğinin artmasıyla mücadele ediyor. Bu süreçte hem gerçek acil hastaların gözden kaçırılmaması hem de acil olmayan başvuruların yönetilmesi büyük önem taşıyor.
Kurban Bayramı'nda kesici alet yaralanmaları, el ve kol kesileri, tendon, damar ve sinir yaralanmaları gibi vakaların sıkça görüldüğü kaydedildi. Ayrıca, uzun yolculuklar, uykusuzluk ve yoğun trafik nedeniyle trafik kazalarının da önemli bir başlık oluşturduğu ifade edildi. Beslenme düzenindeki bozulmaların mide-bağırsak şikayetleri, gıda zehirlenmeleri ve karın ağrılarına yol açabildiği belirtildi. Hipertansiyon, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve kalp yetmezliği alevlenmeleri gibi durumlar da acil başvurular arasında yer alıyor. İlaçlarını aksatan ve sağlıksız beslenen hastaların acil servislere başvurabildiği aktarıldı.
Doç. Dr. Aydın, acil olmayan başvuruların artmasının, hayati öneme sahip hastalar için ayrılması gereken dikkat ve kaynakları zorladığını vurguladı. Acil servislerin öncelikli görevinin kalp krizi, inme, ciddi travma, solunum sıkıntısı, bilinç kaybı, ciddi enfeksiyon ve ağır alerjik reaksiyonlar gibi zamanla yarışılan durumlara müdahale etmek olduğunu hatırlattı. Nöbet sürelerinin uzaması, dinlenme aralarının kısalması ve personel yetersizliği gibi faktörler, acil servis çalışanları üzerindeki baskıyı artırıyor. Aydın, acil serviste yaşanan yorgunluğun sadece bedensel değil, aynı zamanda kritik önem taşıyan "karar yorgunluğu" olduğunu da sözlerine ekledi.