Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adana'da yıkılan Tutar Yapı Sitesi'nin C Bloku'nda hayatını kaybeden 63 kişiyle ilgili davada, kamu görevlileri hakkında hazırlanan bilirkişi raporu tartışmalara neden oldu.
C Bloku'nun yıkılması sonucu 63 kişinin yaşamını yitirdiği, 12 kişinin ise yaralandığı olayla ilgili olarak, binanın zemin katındaki dairede tadilat yapan sanıklar ve teknik uygulama sorumlusu hakkında 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 15'er yıl hapis cezası verilmişti. Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmedilmişti.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, binanın yıkılmasında sorumluluğu olduğu iddia edilen kamu görevlilerine yönelik soruşturma kapsamında, Seyhan ve Çukurova belediyelerinde görevli imar ve şehircilik müdürleri ile yapı kontrol müdürlerinin de bulunduğu 16 kişi hakkında soruşturma izni verildi. Soruşturma çerçevesinde bir inşaat mühendisi tarafından bilirkişi raporu hazırlandı.
Müşteki avukatları, tek bir inşaat mühendisinin görevlendirilmesine itiraz ederek, dosyanın bir teknik üniversite heyeti tarafından incelenmesini talep etti. İnşaat mühendisi A.Ö. tarafından hazırlanan raporda, müteahhit, teknik uygulama sorumlusu ve zemin katta tadilat yapan kişi asli kusurlu bulunurken, belediye birimlerinde çalışan görevliler kusursuz olarak değerlendirildi.
Tutar Yapı Sitesi'nde yakınlarını kaybedenlerin avukatı G.Ö., hazırlanan raporun kopyala-yapıştır mantığıyla hazırlandığını ve hatalı bilgiler içerdiğini belirtti. Özdoğru, raporda Adana'da yıkılan başka bir bina olan Sami Bey Apartmanı'nın bilgilerinin yer aldığını vurgulayarak, 63 kişinin öldüğü bir dosyada bu denli özensiz bir raporun kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Daha önceki üniversite raporlarında belediye görevlilerinin kusurlu bulunduğunu hatırlatan Özdoğru, tek bir inşaat mühendisinin hazırladığı son raporda 14 kamu görevlisi hakkında tespit yapılmamasına ve iki görevlinin kusursuz gösterilmesine tepki gösterdi. Özdoğru, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dosyayı 'görevi kötüye kullanma' suçundan yürütmesine de anlam veremediğini söyledi.
Özdoğru, dönemin belediye başkanı hakkındaki soruşturma izni taleplerinin reddedildiğini ve Danıştay'a yapılan itirazın üzerinden 7 ay geçmesine rağmen henüz bir dosya numarası bile verilmediğini belirtti. Taleplerinin doğrultusunda dosyanın bir üniversite heyetine tevdi edilerek daha kapsamlı bir bilirkişi raporu hazırlanmasını umduğunu dile getirdi.