İran'a yönelik saldırılar, küresel ekonomide önemli bir şok etkisi yaratırken, dünyanın en işlek petrol sevkiyat kanallarından Hürmüz Boğazı'nın güvenliği endişe kaynağı oldu. Bölgedeki gelişmeler, petrol piyasasını ve enerji güvenliğini doğrudan etkiliyor.
Mersin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Azime Telli, Hürmüz Boğazı'nın uzun süreli kapanmasının küresel enerji sisteminde zincirleme etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu. Tarihsel örnekler üzerinden değerlendirme yapan Telli, geçmişte yaşanan petrol ambargoları ve bölgesel çatışmaların petrol fiyatlarını önemli ölçüde artırdığını belirtti. Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda yaşanabilecek günlük 12-15 milyon varillik arz kaybının, geçmişteki krizlerin toplam etkisini dahi aşabileceği ifade edildi.
Dünya deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık dörtte biri ve sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) önemli bir kısmı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Geçtiğimiz yıl boğazdan geçen enerji ticaretinin değeri 600 milyar dolar olarak hesaplandı. Mevcut durum, sadece bölgesel bir askerî gerilim değil, aynı zamanda küresel enerji sisteminin kırılganlığını ortaya koyan bir arz şoku olarak değerlendiriliyor.
Bu durumun petrol fiyatlarının 150 dolar seviyesini aşması, üretim maliyetlerinin artması ve küresel büyümeyi baskılaması gibi sonuçları beraberinde getirebileceği öngörülüyor. Enerji ithalatçısı ülkelerin alternatif tedarik rotaları ve stratejik rezerv politikalarına odaklanması gerekliliği vurgulandı.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) stratejik rezerv salımı kararı, şoku azaltmaya yönelik bir adım olsa da, jeopolitik kesintiyi telafi edecek kalıcı bir çözüm sunmuyor. Katar'dan yapılan LNG ihracatının büyük bölümünün Hürmüz üzerinden gerçekleşmesi, boğazın kapalı kalması halinde Avrupa ve Asya piyasalarında doğal gaz fiyatlarının hızla yükselmesine ve enerji arzında ciddi dengesizliklere yol açabilir.
Savaşın başlamasıyla birlikte Hürmüz Boğazı'ndan geçen tanker trafiğinde önemli bir azalma yaşandı. Bu durum, ilk aşamada petrol ve doğal gaz fiyatlarında aşırı artışlara neden oldu. Savaşın seyri ve Hürmüz Boğazı'nın normalleşme süreci, fiyatlardaki dalgalanmaların ne zaman sona ereceği konusunda belirleyici olacak.
Yapılan değerlendirmeler, savaşın süresine bağlı olarak petrol ve doğal gaz fiyatlarının geleceğini şekillendireceğini gösteriyor. Capital Economics'in senaryolarına göre, çatışmanın süresine ve enerji tesislerinde oluşacak hasara bağlı olarak küresel petrol ve LNG ihracatında kayıplar yaşanabileceği öngörülüyor. En ağır senaryoda, petrol fiyatlarının varil başına 150 dolara, Avrupa'daki doğal gaz fiyatlarının ise megawatt saat başına 120 avroya çıkabileceği belirtiliyor.
Orta Doğu'daki savaşın beklenenden kısa sürmesi durumunda enerji fiyatlarının yaz aylarında normale dönebileceği ihtimali bulunuyor. Ancak Goldman Sachs'ın kötümser senaryoları ve IMF'nin açıklamaları, petrol fiyatlarındaki artışın küresel büyümeyi ve enflasyonu olumsuz etkileyebileceğine işaret ediyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın stratejik rezervlerinin üçte birini piyasaya sürme kararı, fiyat şokunu azaltma çabası olarak görülse de, bu adımın kalıcı bir çözüm olmadığı vurgulanıyor.