Latin Amerika ülkesi Kosta Rika, 1948 yılındaki iç savaşın ardından daimi ordusunu lağvederek, bu alana ayrılan kamu kaynaklarını eğitim, sağlık ve çevre koruma gibi alanlara yönlendirdi. Ertesi yıl anayasaya giren bu tarihi karara rağmen, ülke 20. yüzyılın ortalarında tarım ve hayvancılık faaliyetleri nedeniyle ciddi bir ormansızlaşma süreci yaşadı. Bu süreç sonucunda, 1980'lerin başında ormanlık alanlarının yaklaşık üçte ikisi yok oldu.
Toprak bozulması ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi sorunlarla karşı karşıya kalan yetkililer, ağaç kesimini kısıtlayarak doğal kaynaklar üzerindeki kontrollerini sıkılaştırdı. Ülke için asıl dönüm noktası ise 1996 yılında uygulamaya konulan ve toprak sahiplerine ormanlarını korumaları karşılığında ödeme yapılmasını içeren sistem oldu. Bu politika, ormanları kesmek yerine korumayı ekonomik açıdan daha cazip hale getirdi.
Uygulanan tedbirler sayesinde ormansızlaşma durduruldu ve tahrip edilen alanlar hızla iyileşme gösterdi. Günümüzde topraklarının yarısından fazlası yeniden ormanlarla kaplı olan Kosta Rika, ağaçlandırma çabalarıyla küresel bir lider konumuna ulaştı. Doğanın yeniden canlandırılması, ülkeye çevresel faydaların yanı sıra önemli ekonomik katkılar da sağladı.
Zengin biyolojik çeşitliliği, volkanları ve yağmur ormanları sayesinde gelişen ekoturizm sektörü, yeni istihdam alanları yaratarak ülke ekonomisinin temel taşlarından biri haline geldi.