Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7-8 Temmuz'daki NATO Zirvesi nedeniyle 23 Haziran'da başlatılan operasyonda gözaltına alınan akademisyen Doç. Dr. E.M., yaşadığı süreci Cumhuriyet gazetesine anlattı. Operasyon kapsamında 241 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, kişilerin terör örgütleriyle ilişkili olduğu iddia edilmişti.
Gözaltına alınanlar arasında TEMA Vakfı gönüllüleri, akademisyenler ve sivil toplum örgütü üyeleri bulunuyordu. 25 Haziran'da aralarında Doç. Dr. E.M., gazeteci Y.T. ve TEMA Ankara İl Temsilcisi N.Ö.'in de bulunduğu 178 kişi, 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçlamasıyla tutuklanmıştı. Tutuklanan isimlerden bir kısmı daha sonra tahliye edildi.
17 yıldır Ankara Üniversitesi'nde görev yapan Doç. Dr. Memiş, evine yapılan baskınla gözaltına alındığını ve 3 gün nezarethanede tutulduğunu belirtti. Mesleği ve kişisel faaliyetleri gereği herhangi bir terör örgütüyle ilişiği olmasının mümkün olmadığını vurgulayan Memiş, savunma haklarının kısıtlandığını ifade etti. Jandarmada verdiği ifadede, terör örgütü üyeliği veya kod adı gibi konularda sorular sorulduğunu ancak bu iddiaları reddettiğini söyledi.
26 gün Sincan Kapalı Kadın Ceza İnfaz Kurumu'nda kaldığını belirten Memiş, koğuş arkadaşlarının da benzer suçlamalarla karşı karşıya kaldığını aktardı. Dosyada gizlilik kararı olması nedeniyle avukatların dahi bilgiye ulaşamadığı bir süreç yaşadıklarını dile getirdi. Memiş, tutukluluğu süren arkadaşları olduğunu belirterek dayanışmanın devam etmesi çağrısında bulundu.
Cezaevi sürecinde gardiyanların ve birimlerin ellerinden geleni yaptığını ancak idari izinler nedeniyle infaz memuru sayısının azaldığı dönemlerde sağlık hizmetine erişimde zorluklar yaşandığını anlattı. Bir arkadaşının mide kanaması geçirmesi durumunda sağlık hizmetine ulaşmasının geciktiğini ve bu durumun endişe verici olduğunu belirtti.
Türkiye'deki gözaltı ve tutuklama işlemlerinin yaygınlaşmasından duyduğu endişeyi dile getiren Memiş, özellikle gençlerin umutlarının tükenmesini görmenin büyük bir acı olduğunu söyledi. Bu tür süreçlerin normalleşmesinden korktuğunu sözlerine ekledi.