Türkiye genelinde görev yapan binlerce usta öğretici, eğitim sistemindeki mevcut durumlarına ilişkin endişelerini dile getiriyor. Okullarda, Halk Eğitim Merkezleri'nde ve çeşitli kurslarda görev alan bu eğitim emekçileri, kadrolu olmamalarına rağmen sistemin önemli bir parçası olduklarını belirtiyor.
Usta öğreticiler, sadece ders anlatmakla kalmayıp, okuma yazma öğretme, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını destekleme, gençlere meslek kazandırma gibi toplumsal faydalar sağladıklarını vurguluyor. Özellikle dezavantajlı bölgelerde eğitimin sürekliliğini sağlamada aktif rol üstlendiklerini ifade eden bu kişiler, gösterdikleri emeğin karşılığını alamadıklarından yakınıyor.
Eğitim sisteminin asli unsuru olarak görülmek ve emeklerinin değer bulduğu bir statüde çalışmak istediklerini belirten usta öğreticiler, kadrolu ve güvenceli bir pozisyona kavuşmayı bekliyor. Ücret, izin, sosyal haklar ve özlük haklarının adil bir şekilde düzenlenmesini talep eden emekçiler, emeklilikte de adalet ve mesleki itibarlarının korunmasını istiyor.
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, usta öğreticilerin sorunlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e bir soru önergesi sunmuştu. Önergede, özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik bir çalışma olup olmadığı, SGK primlerinin tam gün üzerinden yatırılması ve kıdem tazminatı ile iş güvencesi sorununa çözüm getirilip getirilmeyeceği soruları yer alıyordu.
Bakan Tekin, soru önergesine verdiği yanıtta, usta öğreticilerin ders saatine göre sigortalarının 30 günü bulabildiğini ve emeklilik hakkı kazananların emekli olabildiğini belirtti. Ek ders ücretlerinin görevin fiilen yapılması halinde ödendiğini, bu nedenle fiilen görev yapılmayan dönemlerde ödeme yapılamadığını ifade etti. Tekin, usta öğreticilerin 657 sayılı Kanun kapsamında ek ders ücreti karşılığı görevlendirildiğini ve işçi statüsünde olmadıkları için tazminat ödemesi yapılamayacağını sözlerine ekledi.