Yargıtay, iş yerinde kullanılan şirket telefonları ve benzeri iletişim araçları üzerinden yapılan takiplere ilişkin emsal bir karara imza attı. Bu karar, milyonlarca çalışanın dijital mahremiyet hakkını güvence altına alıyor.
Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş'ın Türkiye Gazetesi'ndeki köşe yazısında detaylandırdığı üzere, Yargıtay'ın bu kararı, işverenin cihaz üzerindeki mülkiyet hakkından daha üstün bir konumda dijital mahremiyeti ele alıyor. Bu gelişme, işverenlerin çalışanların özel hayatlarını gözetlemek amacıyla şirket cihazlarını kullanmasına karşı önemli bir hukuki sınır çiziyor.
Emsal karara konu olan olayda, özel bir şirkette 5 yıl boyunca görev yapan bir mühendis yer aldı. Mühendis, çalışma koşullarının modern bir kölelik düzeni olduğunu belirterek, kendisine zorla farklı işler yaptırıldığını ve hak ettiği primlerin ödenmediğini iddia etti. Davanın fitilini ateşleyen asıl olay ise iş sözleşmesinin feshedildiği gün yaşandı.
İşveren yetkililerinin, sözleşmeyi haksız yere feshetmesinin ardından, mühendisin kullanımındaki şirket telefonuna el konulduğu belirtildi. Çalışanın kişisel verilerini silmesine fırsat verilmeden, telefonundaki tüm yazışmaların izinsiz bir şekilde incelendiği ifade edildi. Yaşadığı psikolojik baskı ve mahremiyet ihlali nedeniyle adli yollara başvuran mühendis, alacaklarının yanı sıra kişilik haklarına saldırı gerekçesiyle manevi tazminat talebinde bulundu.