🇺🇸 USD 45,40₺
🇪🇺 EUR 53,21₺ ▼0.19%
🥇 ALTIN 6.841₺ ▲0.11%
BTC 3,62M₺ ▼1.42%
13 Mayıs 2026, Çarşamba |
Teknoloji

Tekno-Oligarkın Manifestosu: Tarihin Sonu mu, Yeni Bir Başlangıç mı?

2 Mayıs 2026, 00:00 Editör
Paylaş:
Tekno-Oligarkın Manifestosu: Tarihin Sonu mu, Yeni Bir Başlangıç mı?

Rekabet Hukuku Danışmanı Recep Gündüz, Palantir'in manifestosunu ve "The Technological Republic" kitabını analiz etti. Gündüz, kitabın sofistike bir reklam aracı olduğunu belirtirken, teknoloji ve yapay zekanın yeni güç dengelerini şekillendirdiğini vurguladı.

Rekabet Hukuku Danışmanı Recep Gündüz, Palantir şirketinin X hesabından yayınlanan ve sosyal medyada yankı uyandıran 22 maddelik manifestoyu değerlendirdi. Manifestoda, Silikon Vadisi'nin Amerikan savunmasına katkı sağlama yükümlülüğü, yapay zeka silahlarının geliştirilmesi ve bazı kültürlerin ilerlemesi, bazılarının ise 'işlevsiz ve gerici' kalması gibi konular ele alındı. Manifestonun, şirket CEO'su Alex Karp ve Nicholas Zamiska'nın birlikte kaleme aldığı “The Technological Republic” kitabının bir özeti olduğu anlaşıldı.

Gündüz, manifestonun felsefesinden rahatsızlık duysa da kitabı okuma isteğini belirtti. Ancak Gündüz, kitabın kendisi için tam bir hayal kırıklığı olduğunu ifade etti. Kitabı, çeşitli TED konuşmalarının yapay zeka ile birleştirilmiş hali gibi yavan olarak nitelendiren Gündüz, kitabın Palantir'i Batı hükümetlerine ve sermayedarlarına pazarlayan sofistike bir reklam aracı olduğu görüşünü savundu. Kitabın, kültürel çöküş tanısı koyarak 'Amerikan Projesi'ne dönüşü ve çözümü kendi şirketinde bulduğunu belirtti.

Buna karşın Gündüz, kitabı küçümsememek gerektiğini vurguladı. Kitabı, 20. yüzyılın sonunda yazılan ve 21. yüzyılı anlamlandırmaya çalışan “Medeniyetler Çatışması” veya “Tarihin Sonu ve Son İnsan” gibi eserler kadar önemli bulduğunu söyledi. Bu önemin, kitabın akademik saygınlığından veya felsefi derinliğinden kaynaklanmadığını, bilakis Batı elitleri arasında da “tarihin sonu” anlatısının bittiğini görünür kıldığı için olduğunu belirtti. Gündüz'e göre artık kültür kimliği ve liberal demokrasi söylemi ikinci planda; yerini araçsallaştırılmış teknoloji ve yapay zeka destekli tahakküm kapasitesi almıştır.

Palantir'in İş Modeli ve Küresel Etkileri

Gündüz, Palantir'in iş modelinin sıradan bir teknoloji şirketinden farklılaştığını belirtti. Şirketin 2025 ikinci çeyrek gelirinin milyar doları aştığını ve bunun büyük kısmının hükümet sözleşmelerinden geldiğini aktardı. Şirketin ABD Göçmenlik ve Gümrük İcra Birimi (ICE) vaka yönetim sistemini işlettiği ve savunma bakanlıklarıyla gizlilik içinde çalıştığı bilgisini verdi. Bu durumun küresel ölçekte kritik soruları gündeme getirdiğini ifade etti.

Palantir'in birçok ülkede kamu ihalelerine rekabetçi süreçler atlanarak girdiğini örneklerle açıkladı. Brezilya vakasını ibret verici olarak niteleyen Gündüz, şirketin devletin kendi dijital egemenliğini güçlendirmek için kurduğu yapıyı bir yabancı şirketin aracısına dönüştürdüğünü belirtti. Bu durumun piyasa rekabetini doğrudan zedelediğini, şirket sistemlerine entegre olan Palantir gibi firmaların teknik ve siyasi olarak çıkarılmasının zorlaştığını ve “kilitlenme etkisi” yarattığını vurguladı. Gündüz, şirketin kendi ülkesine “olumlu yükümlülük” taşıdığını açıkça ilan etmesi karşısında, hangi hükümetin hassas verilerini gönül rahatlığıyla teslim edebileceği sorusunu sordu.

İsviçre Vakasının Önemi

Gündüz, İsviçre'nin bu konuyu ciddiyetle ele aldığını ve bağımsız dergi Republic'in 59 bilgi edinme başvurusuna dayanan bir soruşturmayla konuyu derinleştirdiğini belirtti.

Yorumlar (0)

Henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!