Yargıtay 8. Ceza Dairesi, yargılama sürecinde sanıkların ve müdafilerinin savunma sürelerini kısıtlamanın görevi kötüye kullanma suçu teşkil ettiğine hükmetti. Söz konusu karar, geçmişteki Ergenekon davası sürecinde görev yapan mahkeme heyetinin eylemlerine yönelik verilen cezaların onanmasıyla kesinleşti.
Savunma Sürelerine İlişkin Yargıtay Hükmü
Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından verilen kararda, Ergenekon davasına bakan dönemin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı H.H.Ö. ve üyeleri E.F., N.T. ve F.M.U. hakkında yürütülen ceza davası onandı. Mahkeme heyetinin, milyonlarca sayfalık evraka karşı sanıklara ve avukatlara çok kısa süreler tanıdığı tespit edildi. Kararda, savunma hakkının kısıtlanmasının zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirildiği belirtildi.
Adil Yargılanma ve Makul Süre Vurgusu
Yargıtay kararında, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda (CMK) sanıkların savunması için belirli bir süre sınırı öngörülmediği hatırlatıldı. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi kapsamında yer alan adil yargılanma hakkına atıfta bulunularak, davanın karmaşıklığı ve delil durumuna göre makul bir süre verilmesi gerektiği vurgulandı. Savunma hakkının sınırlandırılmasının, hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olduğu ifade edildi.
"Hâkimlik görevinin gereklerine aykırı davranarak savunma haklarını kısıtlamak suretiyle kişilerin mağduriyetine neden olduğu görülmekle icrai nitelikte görevi kötüye kullanma suçunu işlediği anlaşılmıştır."
Konuya dair görüşlerini paylaşan avukat H.B., mevcut yargılama süreçlerindeki uygulamaların geçmişteki hukuki sorunları anımsattığını belirtti. Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı sürece de değinen H.B., yargılama heyetlerinin tarafsızlıklarını yitirdiğine dair iddialarını dile getirdi.